top of page
    Sovyetler Birliği’nin kurulmasından sonraki ilk elli yıllık dönemde Teleütlerle ilgili çok fazla araştırma yapılmamıştır. Teleütler farklı bir etnik unsur olarak görülmemişler, Sovyetler Birliğini oluşturan halklardan biri olarak kabul edilmekle birlikte adeta yok sayılmışlardır (Nağıyeva, 2013, s. 363). 1919 yılına ait verilere göre Teleüt nüfusunun büyük bir bölümü Kuznetsk İdari Bölgesindeki 5 farklı ilçededir: Kuznetsk, Prokop’evskiy, Uskatskiy (Romanovskiy), Karakanskiy ve Teleutskiy. Teleutskiy İlçesinin içerisinde Bekovo, Babanakovo, Bol’şe-Baçatsk, Ursk, Çerta, Çeluhovsk, Şanda kasabaları ile Verhovskoya, Zareçnaya, Semenuşkina köyleri yer almaktadır (Funk, 2006, s. 185).
     
    Sovyetlerin ilk yıllarında Teleutskiy adlı bir volost’un ‘ilçe’ bulunması son derece dikkat çekicidir. Muhtemeldir ki bölgede birkaç yıl baş gösteren Kızıl-Ak iç savaşının yayılmasını önlemek için böyle bir ad verilmiştir. Bu bölge bugün de Teleütlerin yoğun olarak yaşadığı bir bölgedir. 4 Temmuz 1924 tarihli Sibrevkom’un ‘Sibirya Devrim Komitesi’ aldığı kararla Çeluhoyevo merkezli Teleutskiy ilçesi ortadan kaldırılmış, Baçatsk ve Leninsk bölgesine ait iki büyük kolhoz oluşturulan idari biçime dâhil edilmiştir (Funk, 2006, s. 185).

     Bolşevik ihtilali ve Rus İç Savaşı (1917-1922) yıllarında Altay-Sayan bölgesinde artan etnik çatışmalardan dolayı Teleüt Rus ilişkileri de olumsuz yönde şekillenmiştir. Bu ve bunu takip eden 1920’li ve 30’lu yıllarda uygulanan repressiyondan Teleüt aydınları ve ileri gelenleri ile din adamları da etkilenmiştir (Batyanova, 2007, s. 233). Bunların arasında Altay’da yaşayan Teleüt kökenli ünlü ressam Çoros-Gurkin11 (1870-1937) ve Teleüt etnografyası ve folkloru ile ilgili birçok çalışma yapmış Teleüt G. M. Tokmaşev12 (1892-1960) gibi isimler yer almaktadır. Repressiyon döneminde uygulanan baskılardan dolayı Teleütlerin bir kısmı soyadlarını değiştirmek ve gizlenmek durumunda kalmışlardır (Batyanova, 2007, s. 147).  1930’lu yıllarda Sovyet yönetiminin farklı etnik unsurlara yönelik otonomluk ve etnik rayonlar oluşturma uygulaması Teleütleri memnun etmemiştir. Çünkü Teleütler natsmen ‘etnik azınlık’ sınıfında değerlendirilmişler ve kendi otonomluklarını alamamışlardır. 1930’lu yıllarda Teleütler resmî düzeyde bilinmemekte ya da kabul edilmemektedir.

   1926 yılındaki nüfus sayımı dışındaki sayımlarda Teleütler kendi etnik adları ile sayılmamışlardır. Sonraki nüfus sayımlarında ya Tatar ya da Altaylı olarak kaydedilmişlerdir. Teleütlerin ayrı bir etnik unsur olarak kabul edilmeleri perestroyka döneminde ancak 1989’da mümkün olmuştur (Batyanova, 2007, s. 233). 1935 yılında Teleütlerin yoğun olarak yaşadıkları Bekovo Azınlık Bucağında (Bekovo, Çeluhoyevo, Verhovskaya köyleri) 5 sınıflık bir okul, okuma yazma bilme bilmeyenlere yönelik bazı eğitim merkezleri, 85 kişilik oturma kapasiteli köy kulübü, umumî banyo ve 3 alışveriş noktası hizmet vermeye başlamıştır (Batyanova, 2007, s. 159). Belirtilen kulüpte okuma salonu açılmıştır. Ayrıca bu kulübe bağlı olarak bir halk dansları topluluğu kurulmuştur. 1938 yılında 5 yıllık, 1942’de ise 7 yıllık eğitim veren ilkokul açılmıştır. Bu dönemde bu ilçede yaşayan Teleütlerin %80’i artık okuma yazmayı öğrenmiştir. Batyanova’ya göre (2007, s. 159) 1960’lı yıllarda bu çalışmaların sonucu olarak Teleütler arasında eğitimsiz hiç kimse kalmamıştır. Sel’sovyet ‘İlçe meclisi’ toplumsal hayatı kontrolü altında tutan bir yapıda kurulmuş ve faaliyetlerini sürdürmüştür. 1980’li yıllarda Sovyetler Birliğinde yürütülen glastnost’ ‘açıklık’ ve demokratikleşme sürecinde Teleütlerin etnik bilinçleri de artmış ve Sibirya’daki diğer az sayılı halklar gibi etnik çalışmalar hız kazanmıştır (Batyanova, 2007, s. 233).

     1990 yılında “Ene Bayat” adlı Teleütlerin etnik sorunlarının yanı sıra, çevre temizliği, eğitim, ulusal bayramlar, sosyal yardımlaşma gibi alanlarda faaliyet göstermeye başlayacak bir dernek kurulmuştur. Bu dernek Sovyetler Birliği yıllarında herhangi bir faaliyet gerçekleştiremeyen Teleütlerle ilgili problemlerin çözümünde etkin rol oynayamaya başlayacaktır. Batyanova (2007, s. 154) Teleütlerin büyük bir kısmının Sovyetler döneminde eğitim, iş vb. sebeplerle şehirlere taşındığını ve diğer az sayılı halklara oranla yüksek bir yüzdede şehirlerde yaşadığını belirtmektedir. Ona göre bu durum Teleütlerin etnik kimliklerini ve dilleri kaybetmelerinde önemli bir rol oynamıştır. Sovyetlerin dağılma sürecinde Teleütlerin yarıya yakını şehirlerde yaşamaktadır ve bunlar büyük ölçüde asimile olmuşlardır.
bottom of page